Alev'in tarif günlüğü

kekik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kekik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Yıllardır yollarını gözlediğim köfte buymuş meğer!


Geçmişi, yeni evlendiğim zamanlara (2007) uzanan bir köfte yapma pratiğim var. Bu pratik, oğlumun doğumundan sonra ivme kazandı elbette. Bu süreçte -fırın ve ocakta pişmeye müsait- denemediğim köfte çeşidi kalmadı diyebilirim. (Çocuğu et sevmeyen annenin dramı :-P ) Artık köfte konusunda doktoramı verecek kıvama gelmiş olmama rağmen (ileri köfte pişirme teknikleri, köfte nasıl yoğrulur, köfteye doğru şekil verme yöntemleri, vb.) bir türlü o beklediğim "oooo, hanım(!), bugün döktürmüşsün" veya "mmm, anneciğim ellerine sağlık, bu köfteler nefis olmuş" methiyelerini duyamıyordum. Yılmadım, yeni tarifler denemeye, kıymalı veya kıymasız köfte harçları mıncıklamaya devam ettim. Ve nihayet bir gün, ansızın, o sabırsızlıkla beklediğim beğeni nidasını sevgilimden duymayı başardım (oğlum vejetaryen olma yolunda hızla ilerliyor, ondan ümidimi kestim artık): "Alev, bu köfte efsane olmuş"... Evet, evde yaptığım her şey yeniyor (bazen cebren ve hile ile elbette) ama emek ve zaman harcayarak ailem için hazırladığım yemeklerin onlar tarafından beğenilmesi bambaşka bir tatmin hissi, mutluluk ve keyif veriyor bana. Bundan böyle aile içinde "Yiğit beğendi" olarak andığımız İtalyan usulü domates soslu fırında köftelerin reçetesi, kalbine giden yol midesinden geçen herkes için geliyor. Buyrunuz!
Not: Tarifi Arda Türkmen'den uyarlayarak hazırladım.

Malzemeler:
Köfte için:
-500 gr orta yağlı kıyma
-1 bardak ekmek kırıntısı / galeta unu (ben bayat ekmekleri fırında kurutup sıcağı gidince rondoda çekerek galeta unu hazırlıyorum ve kavanoza koyup buzdolabında saklıyorum)
- 1 adet rendelenmiş / rondodan geçmiş soğan
- 2 adet yumurta
- 1 tutam kekik
- 1 tutam fesleğen
- tuz , karabiber

 Domates sos için:
- 1-2 kaşık zeytinyağı
- Soyulup doğranmış / rondodan geçirilmiş 4-5 adet domates (veya 400 gr.lık konserve domates)
- 2-3 diş sarımsak
- 1 tutam kekik
- 1 tutam fesleğen
- 1 tutam şeker
- tuz, karabiber

Üzeri için:
- 200 gr. rendelenmiş kaşar peyniri (veya fırında kolayca eriyen herhangi bir peynir)

Not: Hem sosta hem de köfte harcında fesleğen ve kekiğin tazesini kullanırsanız harika olur. 

1)  Köfte harcı hazırlamak için gereken malzemeleri bir araya getirip iyice yoğurun. Mümkünse yarım gün veya bir gün harcınız buzdolabında beklesin. Daha sonra ceviz büyüklüğünde yuvarlak köfteler hazırlayın.
2) Kalın tabanlı ve iyice kızdırdığınız tavada köftelerinizi dışları renk değiştirene kadar çevirin. Köfteler pişmeyecek, bir nevi mühürlenecek. Asıl pişme işlemi fırında olacak.
3) Köftelerinizin hepsini tek sıra olarak sığdırabileceğiniz, fakat aynı zamanda onları birbirine yakın tutabileceğiniz genişlikte bir fırın tepsisi alın, köfte toplarını yerleştirin.
4) Aynı tavada (tavayı sakın temizlemeyin) zeytinyağını ısıtın. İnce ince kıydığınız sarımsakları kokuları çıkana kadar kavurun ve domatesleri, baharatları ve şekeri ekleyip domatesler sularını hafifçe çekene dek sosu pişirin.
5) Güzelce kıvam alan domates sosunuzu köftelerin üzerine dökün ve en üste peynir rendesinizi serpin.
6) Önceden ısıttığınız 180 derece sıcaklıktaki fırında yemeğinizi pişirin.

10 Şubat 2015 Salı

Pide yoksa focaccia yesinler

Ramazan pidesinin gönlümüzdeki yeri elbette ki ayrı ama İtalyanların pide cinsi ekmeği olan focaccia da çeşitlendirilebilirliği ve dokusu açısından yabana atılır bir lezzet değil doğrusu. (Bu arada dipnot: bizdeki poğaça ile focaccia kelimesinin kökenleri ortakmış sanırım) 

Daha önceleri beyaz unla birkaç focaccia denemem olmuştu. Gerçekten de istisnasız hepsi puf puf yapıları ve mis kokularıyla gayet cezbedici ve tatmin edici lezizlikte ekmekler olmuşlardı. Her seferinde aynı tarifi kullanıyordum, bu sefer yine aynı tarifi tam buğday unuyla denemek istedim. Malum evde minik bir kuzumuz var ve birçokları gibi organik tam buğday unuyla anne olunca tanışanlardanım. Aslında çok da iyi anlaşamıyoruz kendisiyle normalde ama bu sefer elektriğimiz tuttu. Şaka bir yana geçenlerde ekmek yoğurmayla ilgili bir püf noktası kulağıma çalınmıştı. Ekmek hamurunun yeterince yoğurulup yoğurulmadığını kontrol etmek için hamurdan bir parça koparmaya çalışıyoruz. Eğer hamur kolayca yırtılırsa durum nanay, yani o hamur yeterince yoğurulmamış ve "yorulmamış" demek. Ama eğer koparmaya çalıştığımız parça hamurda kalmak istiyor ve lastik gibi uzuyorsa doğru yoldayız demek. Bu noktadan sonra yoğurmayı bırakabilirmişiz. Ben de bu sefer hamurumu yeterince "yormaya" dikkat ettim ve böylece tam buğday unuyla samimiyetimi ilerletmiş oldum.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Kızarmış tavuk butları

Kızarmış dediğime bakmayın, Sofra dergisinin tarifinde bu adı takmışlar. Aslında fırında yapılan gayet sağlıklı bir tavuk tarifi. Bu tarifi ilk okuduğumda, "mutlaka yılbaşında vereceğim davette denemeliyim" demiştim kendi kendime; ve gerçekten de içinde pek çok tadı ve kokuyu barındıran başarılı bir yemek oldu. Yanına da iç pilav iyi gidiyor benden söylemesi. İşte 8 kişi için tarif şöyle:

-8 adet büyük tavuk baget (derisi alınmış olacak)
-1 çay kaşığı hardal
-1 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil
-Yarım çay kaşığı karabiber
-2 dal biberiye
-1 soğan
-2 diş sarımsak
-1 çay kaşığı tuz

-Sos için: 1 bardak yoğurt
-1 kaşık salça
-Yarım tatlı kaşığı kekik
-Yarım tatlı kaşığı toz kırmızıbiber

Hardal, zencefil, karabiber ve biberiyeyi karıştırın. Tavuk butlarını hardallı marinatta bir gece dinlendirin. Düdüklü tencerede, ikiye bölünmüş soğan ve sarımsak ve tuz ile biraz pişirin. Ben bu aşamada nolur nolmaz diye biraz su koydum ama hiç gerek yokmuş. Koyduğum su bana olduğu gibi tavuk suyu olarak geri döndü :)
Az pişen tavukları yoğurt, salça, kekik ve toz kırmızıbiberi karıştırarak hazırladığınız sosa bulayın. Fırın tepsisine yerleştirip önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstleri güzelce kızarana kadar pişirin.