Türkiye'nin kendine has lezzetleri gerçekten paha biçilemez ve hiçbir şeye değişilmez. Simit de en kıymetlilerimizden. Bu kadar emek isteyen bir yiyeceğin gündelik hayatın bu kadar da merkezinde ve yaygın olması ayrıca şaşırtıcı gelir bana. Nerede olursak olalım sokağa çıktığımızda illa ki bir simitçi görürüz. Evde bile olsak sokaktan gelen "simiiiitçi" sesine aşinadır kulaklarımız. Tam da bu yüzden sıradan ve alelade görünür gözümüze. Halbuki bence simit; aslında anlatacak çok şeyi olan ama ketum, çevresindekileri kıskandıracak kadar yetenekli olduğu halde fazlasıyla alçakgönüllü, köşkte yaşayabilecek kadar zenginken küçük, sade ve mutlu bir yuvayı tercih eden son derece gururlu bir insana benzer.
Hazırlanması ekmekten daha zahmetli olmasına rağmen ekmek kadar hayatımızın içinde olan bu "sakin" lezzet, aynı zamanda bir o kadar da çabuk bayatlar, ömrü pek kısadır. Bir nevi hızlı tüketim ürünüdür. Yemek israfına tahammülüm minimum seviyede olduğundan bayatlayan simitleri asla çöpe atmam. Ya rondoda çekerek galeta unu yaparım, ya da ıslatıp camımızın önüne gelen kumrulara veririm. Bu kez, elimdeki bayat simidi daha önce televizyonda rastlayıp aklıma yazdığım bir tarifte değerlendirmek istedim. Hem kahvaltı hem de akşamüstü atıştırmalığı olarak tek tabakta tüm ihtiyaçlarınızı karşılayıp nefsinizi köreltecek bir lezzet oldu.
biber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Şubat 2015 Çarşamba
9 Kasım 2010 Salı
"Leziz" bir gün
Bugün bir kez daha anladım ki insanın kendisine vakit ayırması ruhen zindelik sağlıyor. Genellikle evde yalnız olduğum tatil günlerinde bütün gün aylaklık edip günün sonunda "ulan yine bir sürü iş kaldı" derim içimden; tatil keyfi pişmanlıkla harmanlanmış zehre döner adeta. Bugünse -belki havanın aniden bahara dönmesinin de etkisiyle- huzurlu ve hoş bir tatil günü geçirdim.
BOL PÜF NOKTALI KİŞ TARİFİ
Sabah Yiğit giderken ben de uyandım, yatakta tekrar uyumak için debelenmedim, hemen kalktım. Salonda radyo dinleyip dergi okudum. Mükellefvari bir kahvaltının ardından bebiş dinlesin diye klasik müzik açtım ve mutfakta dünden kalan dağınıklığı topladım. Dün akşam yemek işi için buzluktan pişmiş ıspanak, kıyma ve krema çıkartmıştım. Hedefim ıspanaklı kiş ve biber dolması yapmaktı. Onların yanına bir de süpersonik bir tarhana çorbası...Önce kiş hamurundan başlamak lâzımdı, çünkü hamurunu hazırlayıp dolapta bekletecektim. Bir sürü yerden kiş hamurunun tarifini okudum. Aslında kiş daha önce defalarca yaptığım bir yemek, ama yine de hamurunu tutturması her seferinde zor geliyor. Sonunda şöyle bir malzeme ve ölçü listesinde karar kıldım:
- 2 kaşık tereyağı
Eskiden soğuk su yerine yoğurt kullanırdım bu hamuru yaparken. Fakat anladığım kadarıyla hamurunun daha çıtır olması için soğuk ya da buzlu su en iyisiymiş. Bir de kabartma tozu... Ondan da vazgeçtim, çünkü kiş hamurunun kabarması zaten hiç makbul değil; tam tersine kabarmasın diye göbeğinizi çatlatıyorsunuz.
BOL PÜF NOKTALI KİŞ TARİFİ
Sabah Yiğit giderken ben de uyandım, yatakta tekrar uyumak için debelenmedim, hemen kalktım. Salonda radyo dinleyip dergi okudum. Mükellefvari bir kahvaltının ardından bebiş dinlesin diye klasik müzik açtım ve mutfakta dünden kalan dağınıklığı topladım. Dün akşam yemek işi için buzluktan pişmiş ıspanak, kıyma ve krema çıkartmıştım. Hedefim ıspanaklı kiş ve biber dolması yapmaktı. Onların yanına bir de süpersonik bir tarhana çorbası...Önce kiş hamurundan başlamak lâzımdı, çünkü hamurunu hazırlayıp dolapta bekletecektim. Bir sürü yerden kiş hamurunun tarifini okudum. Aslında kiş daha önce defalarca yaptığım bir yemek, ama yine de hamurunu tutturması her seferinde zor geliyor. Sonunda şöyle bir malzeme ve ölçü listesinde karar kıldım:
- 2 kaşık tereyağı
- 1/2 bardak sıvı yağ (ben fındık yağı kullanıyorum)
- 1 yumurta
- 1 fiske tuz
- 3 kaşık soğuk su
- aldığı kadar un
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
