Kadayıf bize özgü muhteşem bir malzeme, ama ne yazık ki kullanım alanı çok geniş değil, yalnızca tatlılarda ve çoğunlukla da usta ellerde kullanılıyor. Kadayıfın daha fazla eve girmesini belki yalnızca kadayıflı muhallebi tarifi sağlamış olabilir (hazırlanışının kolay olmasından dolayı) -ki dünyada en sevdiğim tatlılardan biridir. Ancak tuzlu bir kadayıflı reçeteye yakın zamana kadar hiç rastlamamıştım. Ta ki Refika Birgül'ün son yemek programında hazırladığı kadayıf mantıyı görene kadar... Oldukça hızlı hazırlanması en cezbedici özelliği. Üstelik son derece lezzetli! Mantı tadına oldukça yakın, ama bir o kadar da hafif, yani mantı gibi mideye oturmuyor. Bir tabak kadayıf mantısını bitirip üstüne rahatlıkla başka bir çeşit yemek yiyebilirsiniz. Fırında 10 dakika gibi çok çok kısa bir sürede piştiğini belirterek tarife geçiyorum.
yoğurt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yoğurt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Nisan 2015 Perşembe
15 Şubat 2015 Pazar
Şipşak şekersiz dondurma
Benimki gibi dondurma denilince gözleri ışıldayan bir çocuğunuz varsa hıphızlı bir şekilde -donma süresi hariç- ve içinize sinecek kadar sağlıklı bir dondurma hazırlamanız mümkün. Üstelik içinde kullanacağınız malzemelerin ölçüsünü istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Temel olarak yapmanız gereken şey basit: çatalla ezdiğiniz olgun muzu, yoğurt, bal ve dövülmüş fındık ve cevizle karıştırmak. Daha sonra karışımı varsa dondurma kalıplarınıza, yoksa da benim gibi minik kağıt bardaklara paylaştırabilirsiniz. Bizim evde dondurma çubuğu tarzı bir şeyler vardı bardaktaki dondurmaya saplamak için fakat onun yerine tahta karıştırma çubukları da kullanılabilir. Kağıt bardakta dondurmanızı hazırlıyorsanız, derin dondurucudan çıkarttıktan sonra servis etmeden önce kağıt bardağı yırtıp atabilirsiniz, geriye nefis bir çubukta dondurma kalacaktır. Bu tarifi hazırlarken çeşitlendirmeler yapılabilir. Muz yerine başka bir meyve püresi kullanılabilir örneğin. Karışıma kuru üzüm, yaban mersini, minik doğranmış kayısı tarzı malzemeler eklenebilir. Yine hoş bir tat vereceğini tahmin ettiğim tarçın konulabilir. Hayalgücünüzü kullanabileceğiniz reçeteler daha heyecan verici değil mi?
5 Şubat 2015 Perşembe
Fırında çıtır tavuklar
Bizim eve tavuk çok ender girer, çünkü son senelerde tavukların yetiştirilmesi ile ilgili duyduklarımız adeta midemizi bulandırıyor. O yüzden organik olmadığı sürece tavuk almaktan imtina ediyorum. O da maşaallah et fiyatında. Protein, malumunuz, kırmızı ette daha çok bulunduğundan organik tavuğu almayı da bu nedenle genellikle gereksiz buluyorum. Tavuğu bu kadar kötüledikten sonra tavuk yemeği tarifi vermek komik olacak. :) Ama bu gerçekten çok lezzetli oldu, paylaşmazsam olmaz!
Etiketler:
bal,
çıtır tavuk,
dereotu,
galeta unu,
hardal,
limon,
mayonez,
mısır cipsi,
peynir,
tavuk,
yoğurt,
yumurta
2 Ocak 2012 Pazartesi
Kızarmış tavuk butları
Kızarmış dediğime bakmayın, Sofra dergisinin tarifinde bu adı takmışlar. Aslında fırında yapılan gayet sağlıklı bir tavuk tarifi. Bu tarifi ilk okuduğumda, "mutlaka yılbaşında vereceğim davette denemeliyim" demiştim kendi kendime; ve gerçekten de içinde pek çok tadı ve kokuyu barındıran başarılı bir yemek oldu. Yanına da iç pilav iyi gidiyor benden söylemesi. İşte 8 kişi için tarif şöyle:
-8 adet büyük tavuk baget (derisi alınmış olacak)
-1 çay kaşığı hardal
-1 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil
-Yarım çay kaşığı karabiber
-2 dal biberiye
-1 soğan
-2 diş sarımsak
-1 çay kaşığı tuz
-Sos için: 1 bardak yoğurt
-1 kaşık salça
-Yarım tatlı kaşığı kekik
-Yarım tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
Hardal, zencefil, karabiber ve biberiyeyi karıştırın. Tavuk butlarını hardallı marinatta bir gece dinlendirin. Düdüklü tencerede, ikiye bölünmüş soğan ve sarımsak ve tuz ile biraz pişirin. Ben bu aşamada nolur nolmaz diye biraz su koydum ama hiç gerek yokmuş. Koyduğum su bana olduğu gibi tavuk suyu olarak geri döndü :)
Az pişen tavukları yoğurt, salça, kekik ve toz kırmızıbiberi karıştırarak hazırladığınız sosa bulayın. Fırın tepsisine yerleştirip önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstleri güzelce kızarana kadar pişirin.
-8 adet büyük tavuk baget (derisi alınmış olacak)
-1 çay kaşığı hardal
-1 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil
-Yarım çay kaşığı karabiber
-2 dal biberiye
-1 soğan
-2 diş sarımsak
-1 çay kaşığı tuz
-Sos için: 1 bardak yoğurt
-1 kaşık salça
-Yarım tatlı kaşığı kekik
-Yarım tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
Hardal, zencefil, karabiber ve biberiyeyi karıştırın. Tavuk butlarını hardallı marinatta bir gece dinlendirin. Düdüklü tencerede, ikiye bölünmüş soğan ve sarımsak ve tuz ile biraz pişirin. Ben bu aşamada nolur nolmaz diye biraz su koydum ama hiç gerek yokmuş. Koyduğum su bana olduğu gibi tavuk suyu olarak geri döndü :)
Az pişen tavukları yoğurt, salça, kekik ve toz kırmızıbiberi karıştırarak hazırladığınız sosa bulayın. Fırın tepsisine yerleştirip önceden ısıtılmış 180 derece fırında üstleri güzelce kızarana kadar pişirin.
28 Kasım 2010 Pazar
Ballı tavuk ve patates salatası
Geçen hafta bayramın ikinci gününde başlayan soğuk algınlığı belirtileri üçüncü günde beni yatağa düşürmeyi başardı. Birkaç gün ordan oraya devrilip galon galon su ve bilimum sıvılar içerek -hamile olduğum için hiçbir ilaç alamıyorum- kendimi iyileştirir iyileştirmez yine mutfağa daldım. "Kekevi" sitesinde gördüğüm ballı tavuk tarifi bana çok cazip gelmişti. Yanına da ne zamandır aklımda olan patates salatasını yapmak istiyordum. Ah şu patates olmasa ne yapardık! Veganlar (ekstrem vejetaryenlik diyebiliriz; çünkü kök bitkileri de yemiyorlar) için gerçekten çok üzülüyorum.
Bu sefer lafı fazla uzatmadan geçiyorum tariflere:
- 5 adet tavuk pirzolası
- 1/2 tatlı kaşığı toz zencefil
- 3 çorba kaşığı bal
- 1 baş dövülmüş sarımsak
- 1/4 su bardağı soya sosu
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
20 Kasım 2010 Cumartesi
Bayramda fütursuzca yedik!
| Benim yaptığıma en benzeyen tavuklu mantarlı krep fotoğrafını google'da buldum. |
Bizim eve çok sık misafir gelmez. Gelse bile 1-2 kişiyi geçmez. Genellikle kalabalık aile toplantıları da büyüklerin evinde olur. Ama bu sefer bayramın ikinci günü herkes bizdeydi. Menüde neler mi vardı? Tavuklu mantarlı krep, meksika fasulyeli salata, kereviz salatası, iç baklalı enginar, kıymalı börek (annemden) ve kaymaklı ekmek kadayıfı (kayınvalidemden). Sofradan herkesin tok ve keyifli kalkması işin en güzel tarafı oluyor.
Tariflere geçmeden önce söylemem gereken bir şey var: o kargaşa ve telaşta fotoğraf çekmeyi es geçtik. Dolayısıyla o günün yemeklerine dair elimde resimli bir belge yok ne yazık ki...
SOFRANIN ASSOLİSTİ KİM?
Bizim sofralarda en kıymetli çeşit her zaman için tatlı oluyor. Hatta -tatlının ne olduğuna da bağlı elbette- tatlı adeta tüm yemeklerin sonundaki mükâfat olarak itibar görüyor. Dolayısıyla ekmek kadayıfının üzerine bir şey yapmak mümkün değildi. :) Yine de ana yemek olarak iddialı ve modern bir tarif sunduğumu söyleyebilirim. Şöyle yapılıyor:
Etiketler:
ceviz,
enginar,
iç bakla,
iç baklalı enginar,
kereviz,
kereviz salatası,
krep,
mantar,
mayonez,
meksika fasulyeli salata,
meksika fasulyesi,
salata,
süzme yoğurt,
tavuk,
tavuklu mantarlı krep,
turşu,
yoğurt
16 Kasım 2010 Salı
Karbonhidrat şenliği
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
