Alev'in tarif günlüğü

yulaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yulaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2015 Çarşamba

Biraz da "Britiş" kahvaltısı edelim

 
Türkiye'deki yabancı turist yoğunluklu otellerden birinde kaldıysanız o at maması görünümlü, neden tercih sebebi olabileceği hiçbir şekilde tahmin edilemeyen yulaf lapasına büyük olasılıkla rastlamışsınızdır. Gerçekten de hiç tadına bakma isteği uyandırmaz. "Üstüne para verseler yemem" cinsinden bir kahvaltılıktır. Gerçi şunu belirtmeliyim: Türkler olarak dünya üzerindeki hiçbir kahvaltı çeşidi bizi tatmin edemez, net! Yalnızca kahvaltı soframızla bile dünya mutfağının bir numarası olabilecek kalitedeyken nasıl oluyor da bu kadar az tanınıyoruz, işte o da kesinlikle anlayamadığım bir mevzu.

Türk kahvaltısını hiçbir şeye değişmemekle birlikte değişikliklere son derece açığım, buna yulaf lapası bile dahil -elbette tatlandırılmış ve süslenmiş hali ile. Bildiğim kadarıyla pişirilmiş yulafı en çok Britanya'da tüketiyorlar, adına da "porridge" diyorlar. Tarifim de zaten dünyanın en meşhur İngiliz şefi Jamie Oliver'dan. Jamie'nin çeşit çeşit yulaf lapası hazırladığı videoyu görünce içimden "adam yine yaptı yapacağını, yulaf lapasını bile konuşturdu" dedim. Aralarında en beğendiğim ve hiç vakit kaybetmeden kendim için hazırladığımı sizinle paylaşmak istiyorum, buyrunuz...

Not: Reçeteyi iki kişiye yetecek şekilde ayarladım.

20 Mart 2015 Cuma

Bazıları yulaf sever*

Kendinizi modern, sağlığını ve fit görünümünü korumaya özen gösteren bir birey olarak tanımlıyorsanız, yulafla hatırı sayılır bir hukukunuzun olması kuvvetle muhtemeldir. Sabah, çalıştığınız plazaya yetişmek için karga bokunu yemeden kalkıyor, akşamsa geç saatte bitirdiğiniz mesainin üzerine bir de spor salonuna yetişmeye çalışıyorsanız yemek yemeye vakit ayırmak adeta bir lüks haline gelmiş demektir. Elbette ki siz poğaça, simit gibi sağlıksız, karbonhidrat deposu atıştırmalıklara yüz verecek cinsten de değilsiniz. Enerjinizi tazelerken formunuzdan ödün vermek istemezsiniz. Her şeyiniz yüksek kalite, tabii ki aldığınız kalori de kaliteli olacak.

Konumuz yulaftı, nasıl buralara geldik? Yazıya nasıl başlasam diye düşünürken yulaf bana plaza çalışanlarını çağrıştırdı. Çünkü gerçekten de uzun süre tok tutmayan hamurişi atıştırmalıklara karşı yulafla türetilebilen onlarca kahvaltılık ve ara öğün seçeneği oradan oraya koşturanlar için adeta hayat kurtarıcı olabiliyor. Kısa süre önce verdiğim GRANOLA tarifi bence bunların başını çekiyor. Büyük bir kavanoz hazırlayıp buzdolabında saklayabiliyor, evden çıkarken de bir küçük kutu süt veya küçük bir kap yoğurt eşliğinde rahatlıkla yanınıza alabiliyorsunuz. Yine aynı şekilde evde sevdiğiniz kurumeyve ve kuruyemişleri yulaf ezmesiyle harmanlayıp müsli hazırlayabilir, aynı granola gibi tükebilirsiniz.

24 Şubat 2013 Pazar

Her şey dahil kahvaltı

Bu kadar ara verdiğim yeter. Elimde öyle çok tarif birikti ki artık nereden başlayacağımı kestiremez hale geldim. Üstelik birçoğunu fotoğraflayamadım bile. Gün içinde beni bir dakika bile yalnız bırakmayan haylaz oğlumla uğraşırken bir yandan da oradan buradan araştırıp bulduğum değişik tarifleri uygulamaya çalışıyorum. Fakat ne yazık ki gün sonunda tarifleri yazıya dökecek takatim kalmıyor. Nihayet bugünü kendime ayırabildim ve fırsatı değerlendiriyorum.

Bundan birkaç ay önce yabancı bir sitede görüp kendi zevkime göre uyarladığım bir kahvaltı tarifi vardı. Bu bir nevi yulaf ezmeli keke benziyor. İçine canınız ne isterse koyabiliyorsunuz. İsim derseniz bir ismi de yok, canınız ne istiyorsa onu deyin.

Kahvenin de çayın da yanına çok yakışan, üstelik pek doyurucu olan bu kek için geceden de hazırlık yapmak isteyebilirsiniz. Çünkü yaklaşık 40-45 dakikalık bir pişme süresi var, onu baştan söyleyeyim.