- 2.5 bardak un
- Yarım bardak nişasta
- 2-3 kaşık tereyağı
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1 çay bardağı yoğurt
- 1 büyük yumurta (sarısı ile beyazı ayrılacak)
- yarım paket kabartma tozu
- tuz
- bir tutam şeker
- 1 adet büyük boy patates
- Yarım bardak kaşar peyniri rendesi veya lor peyniri
- karabiber
- pulbiber
- susam, çörekotu, galeta unu
1. Poğaçanın hamuru için önce yumurta sarısını, sıvıyağı, yoğurdu, oda sıcaklığındaki tereyağını derin bir kasede çırpın.
2.Ayrı bir kaseye un, nişasta, kabartma tozunu eleyin. İçine biraz tuz, bir tutam da şeker ekleyin. Çırpma teliyle karıştırın ki tüm kuru malzemeler eşit dağılsın.
3. Kuru karışımı sıvı karışıma ekleyip elde toparlanan bir hamur elde edene kadar karıştırın. (Gerekirse un ilavesi yapılabilir.)
4. Yumuşayana kadar haşladığınız patatesin kabuğunu soyup rendeleyin. Patates harcına rendelenmiş kaşar / lor peyniri veya istediğiniz başka herhangi bir peynir rendesi ekleyin. Tuz, karabiber ve pulbiber ile baharatlandırıp iç harcınızı hazır edin.
5. Hamurunuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp avucunuzda açın, ortasına harçtan bir parça koyup kapatın ve top şeklinde yuvarlayın.
6. Hamur toplarının bir yüzünü önce ayırdığınız yumurta akına, daha sonra susam veya çörekotuna batırıp aralıklı olarak fırın tepsinize dizin.
7. Önceden 180 dereceye ıstılmış fırında poğaçanın üstü ve altı renk değiştirene kadar pişirin.
patates etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
patates etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Mayıs 2016 Salı
28 Kasım 2010 Pazar
Sebze sevmeyene sebzeli tarifler
İddia ediyorum bugünkü yemeklerim sebze yemeyenlere bile şapka çıkartacak. "Damak çatlatan" derler ya, bunlar da o cinsten... Üstelik bunlardan bir tanesini (sebze çorbası) diyet yemekleri kitabından bulmuştum. Diğeri ise (fırında sebzeli erişte) mutfaksirlari.com'dan; ve onu bugün ilk defa denedim.
Haydi sağlıklı ve lezzetli bir menüye doğru marş marş!
Ballı tavuk ve patates salatası
Geçen hafta bayramın ikinci gününde başlayan soğuk algınlığı belirtileri üçüncü günde beni yatağa düşürmeyi başardı. Birkaç gün ordan oraya devrilip galon galon su ve bilimum sıvılar içerek -hamile olduğum için hiçbir ilaç alamıyorum- kendimi iyileştirir iyileştirmez yine mutfağa daldım. "Kekevi" sitesinde gördüğüm ballı tavuk tarifi bana çok cazip gelmişti. Yanına da ne zamandır aklımda olan patates salatasını yapmak istiyordum. Ah şu patates olmasa ne yapardık! Veganlar (ekstrem vejetaryenlik diyebiliriz; çünkü kök bitkileri de yemiyorlar) için gerçekten çok üzülüyorum.
Bu sefer lafı fazla uzatmadan geçiyorum tariflere:
- 5 adet tavuk pirzolası
- 1/2 tatlı kaşığı toz zencefil
- 3 çorba kaşığı bal
- 1 baş dövülmüş sarımsak
- 1/4 su bardağı soya sosu
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
11 Ekim 2010 Pazartesi
Muhteşem bir ikili: somon balığı ve patates
Bu hafta da izin günlerimden biri hafta içine denk geldi. Evde yalnızdım ve böyle günlerde canım hiçbir şey yapmak istemiyor aslında. Rahatlıkla tüm günümü boş gözlerle televizyon ekranına bakarak geçirebilirim. Genelde de hep yemek programlarına takılıyorum nedense. Bugün de odak noktası yemek yapmak olan bir film izledim. İsmi Julie & Julia . Gerçek bir hikâye anlatılıyor filmde. Julia Child isimli ünlü bir aşçının kariyeriyle, onun ilk kitabındaki 500 küsür tane tarifi bir sene içinde yaparak yaşadıklarını blog'una yazan Julie isimli genç bir kadının hikâyesi eşzamanlı olarak anlatılıyor. Julie iş hayatında çok mutsuz ve onu rahatlatan tek şey yemek yapmak. Bunun üzerine aklına blog yazma fikri geliyor ve Fransız yemekleri yapan Amerikalı aşçı Julia Child'ın tariflerini tek tek denemeye başlıyor. Bu arada başından geçen her şeyi de blog'una aktarıyor. Sonunda da büyük bir hayran kitlesi ediniyor ve kitap yazması için pek çok yayınevinden teklif alıyor. Gerçek bir hikâye olması hoşuma gitti. İnsana motivasyon veriyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

